SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1427 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsi Buhârî iîe Nesâi «Nikâh» bahsinde tahric etmişlerdir.

 

Hadîsin bâzı rivayetlerinde Hz. Abdurrahman'ın elbisesine safran, bulaştığı kayd edilmektedir. Bu takdirde safranlı elbiseyi gelinin giydiği anlaşılır. Fakat ulemâdan bazıları ferah alâmeti olduğunu ve görenlerin damada düğün daveti hususunda yardımlarını celb etmek için giyildiğini söylemişlerdir.

 

ibni Abbâs (Radiyallahu anh): «Bütün renklerin en güzeli sarı renkdir» demiş, kendisine niçin sakalını sarıya boyadığı sorulduğu zaman: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sarıya boyanırdı. Onun için ben de sarıya boyanır ve onu severim» cevabını vermiştir.

 

ibni Süfyân: «Sarıya boyamak bizim ulemâmıza göre elbisede caiz, fakat vücud hakkında caiz değildir.

 

Hanefîler'le Şâfiîler'e göre erkeğin elbisesini veya sakalını safranla boyaması mekruhdur. Delilleri Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin erkeği safranla boyanmaktan men ettiğini bildiren Enes (Radiyallahu anh) hadîsidir.

 

Hz. Abdurrahman'ın Ensardan aldığı kadın Ebu'l-Hasen b. Rafi'in kızıdır.

 

Nevat; Hattâbinin beyânına göre: Araplarca maruf olan bir miktar ismidir. Bunu altından beş dirhemdir diye tefsir ederler.

 

Velime : Düğün yemeği demektir. Bazıları ale'l-umum her yemek davetine velime denildiğini söylemişlerdir.

 

Araplar muhtelif sebeplerle yapılan yemek davetlerine ayrı ayrı isim verirler. Meselâ; çocuk doğduğu zaman yapılan davete akika umumî davetlere me'dube, bir çocuk Kurân-ı Kerîm hatmettiği vakit yapılan davete Hazâk derlerdi.

 

Resulullah {SallaIlahu Aleyhi ve Sellem}'in Hz. Abdurrahmana: «Bir koyunla olsun davet yap buyurması ZahirîIer'e göre farziyyet ifade eder, bir emirdir. Onlar her evlenen erkeğin az veya çok bir yemek daveti yapmasını farz saymışlardır. imam Malik'in meşhur olan kavli ve imam-ı Şafiî'nin iki kavlinden biri budur, îbni Tin : «îmam Ahmed'in mezhebi de budur.» demişse de bu iddia söz götürür. Çünkü HanbeliIerden ibni Kudâme «El-Muğnî» adlı eserinde şöyle demektedir. «Evlenen bir kimsenin velev bir koyun kesmek suretiyle olsun davet yapması müstehabdır. Düğün davetinin meşru' bir sünnet olduğunda ulema arasında ihtilâf yoktur. Yalnız ekseri ulemanın kavline göre vacib değildir. Şâfiîler'den bazıları bunun vâcib olduğunu söylemişlerdir. Delilleri: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hz. Abdurrahman'a bu daveti emir buyurmasıdır.»

 

îbni Kudâme velime'nin yeni hadîs olan bir sevinçten dolayı verilen yemek daveti olduğunu, binâenaleyh sair davetlere benzediğini söylemiş, babımız hadîsindeki emrin istihbab mânâsına hamlediîdiğini bildirmiştir. Çünkü hadîs-i şerifte :

 

— «Velevki bir koyun kesmek suretiyle olsun» buyrulmuştur. Koyun kesmenin vacib olmadığı ise ittifaki bîr meseledir.

 

Kaadi İyâd'ın beyanına göre düğün yemeğinin azı ve çoğu için had hudud yoktur.

 

Düğün davetinin ne zaman verileceği hususunda selef ihtilâf etmişlerdir Bâzıları nikâh akd edilirken, diğer bâzıları akd yapıldıktan sonra; bir takımları zifaf yapılacağı sırada verileceğini söylemişlerdir. Zifaftan sonra verileceğini iddia edenler olduğu gibi, akd'in ihtidasından zifaf oluncaya kadar ne zaman istenirse verilebileceğini söyliyenlerde olmuştur. Kaadî İyâd: «Malikiler'ce esah olan kavle göre davet zifaftan sonra müstehabdır» demiştir.

 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin Hz, Abdurrahman'a: «Öyle ise Âllah sana mübarek eylesin!» buyurması Arapların bu husustaki âdetlerini red içindir. Araplar yeni evlileri yâni «Güle güle geçinin, çoluğa çocuğa karışın» sözleri ile tebrik ederlerdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cahiliyet devrinden kalan bu âdeti kaldırmıştır. Tebrikin hadis-i şerifte beyân buyrulduğu şekilde yapılması müstehabdır.

 

Bu hadîs vakti hâli olanların düğün daveti için en az bir koyun kesmelerinin müstehab olduğuna delildir.

 

Kaadî İyâd'in beyânına göre düğün yemeğinin iki günden fazla tekrar edilip edilemeyeceğinde selef ihtilâf etmişler; bir kısmı mekruh olduğuna, diğerleri bunda bir kerahet bulunmadığına kail olmuşlardır. Malikiyye ulemasına güre zengin olan bir kimsenin bir hafta düğün yemeği vermesi müstehabdır.